Bilim Emek ve Özveriyle Yükselen Üniversite

Bölüm Tanıtımı

SOSYAL HİZMET BÖLÜM TANITIMI

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü 2022-2023 yılı itibari ile ilk öğrencilerini alacaktır. Bölümümüzde 3 Doktor Öğretim Üyesi bulunmaktadır. Bölümümüzün Eğitim dili Türkçedir. Müfredat programında kuramsal ve uygulamalı dersler yer almaktadır. Kuramsal dersler konferans, grup tartışmaları, rol oynama, örnek vaka analizleri gibi çağdaş yöntemlerle verilmektedir. Uygulamalı derslerde ise, öğrencilerin öğrendikleri kuramsal bilgileri uygulamaya aktararak mesleki beceri ve davranış kazanmaları sağlanır.

Programa Kabul Koşulları

Bölümümüz lisans programına Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına göre eşit ağırlık puan türü ve merkezi yerleştirme sistemi ile öğrenci kabul edilmektedir. 

Mezuniyet Koşulları

Dersler her yıl güz ve bahar sömestrlerinde verilir. Her sömestrde 30 AKTS Kredisi (toplamda 240 AKTS Kredisi) ders alınabilmektedir. Programdan mezun olabilmek için Sosyal Hizmet Lisans Programı’nda yer alan derslerde, uygulamalarda (stajlar) ve mezuniyet tezinde başarılı olunması ve 240 AKTS’nin tamamlanması zorunludur. Bu programda öğrenim gören öğrencilerin, mezun olabilmek için 4.00 üzerinden en az 2.00 Genel Akademik Not Ortalamasına sahip olmaları ve öğretim programlarında öngörülen tüm derslerden en az 2.00 notu alarak başarılı olmaları gerekmektedir. Mezuniyet için kazanılması gereken minimum AKTS, 240’tır. Öğrencilerin aynı zamanda zorunlu ders uygulamalarını ve stajlarını belirtilen sürede ve özellikte tamamlamaları gerekmektedir.

İstihdam Olanakları

Sosyal Hizmet Programı mezunlarına sosyal hizmet uzmanı unvanı verilmekte ve kamuda “sosyal çalışmacı” kadrolarında istihdam edilmektedir. Sosyal Hizmet Bölümü davranış bilimlerini, sosyal hizmet yöntemleri ile alan uygulamalarını mesleki sorumlulukları çerçevesinde bütünleştirme yeteneğine sahip, sosyal hizmet için gerekli bilgilere ulaşabilen, bu bilgileri bütünleştirip özümseyerek hizmet üretebilen profesyoneller yetiştirmeye yönelik bir eğitim-öğretim programı uygular. Bu eğitimi alan bireyler, kırsal ve kentsel alanda, kamu sektörü ve özel sektör ile sivil toplum örgütlerinde etkili iletişim ve liderlik niteliklerini taşıyan düzenleyici, planlayıcı ve uygulayıcı sosyal çalışmacılar olarak görev alırlar.

Günümüzde sosyal hizmet uzmanları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı İl ve İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları, Çocuk Evleri, Sevgi evleri, Huzurevleri, Sosyal Hizmet Merkezleri, Kadın Sığınma Evleri, Rehabilitasyon Merkezleri, Yaşlı Dayanışma Merkezleri, Gençlik Merkezlerinde; Sağlık Bakanlığına bağlı Hastaneler ile İl Sağlık Müdürlüklerinde, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Kredi ve Yurtlar Kurumlarında; Adalet Bakanlığı, Cezaevleri, Çocuk Mahkemeleri, Aile Mahkemeleri, Çocuk Eğitim Evi, Adli Tıp Kurumu, Üniversiteler, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlıkları, Belediyeler, Sivil toplum örgütleri ve vakıflar ile özel sektörde ve benzeri kurum ve kuruluşlarda istihdam edilmektedir.

Sosyal Hizmet Mesleği

Sosyal hizmet, bireylerin, ailelerin, grupların ve toplumun iyilik halini artırmak için sosyal değişime, insan ilişkilerinde sorun çözmeye, güçlenmeye ve özgürleşmeye katkı sağlayan bir meslektir. Sosyal hizmet, insan davranışı ve sosyal sistem kuramlarında yararlanarak, insanların çevreleriyle etkileşim kurdukları noktalara müdahale eder. Sosyal hizmette insan hakları ilkeleri ve sosyal adalet temeldir (Uluslararası Sosyal Hizmet Okulları Birliği 2001; Uluslararası Sosyal Hizmet Uzmanları Federasyonu, 2001).

Sosyal Hizmet Uzmanı

Sosyal hizmet uzmanı; birey, aile, grup ve toplumun sorun çözme ve başetme kapasitelerini geliştirerek psiko-sosyal işlevselliğin sağlanması, onarılması, korunması ve geliştirilmesi; sosyal değişimin desteklenmesi, sosyal politika ve programların insan ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla planlanması ve uygulanmasının sağlanması yönünde insan davranışına ve sosyal sistemlere ilişkin kuramlardan yararlanarak sosyal hizmete özgü yöntem ve tekniklerle uygulamayı yerine getiren meslek elemanıdır.

Sosyal Hizmet Mesleğinin Küresel Tanımı

“Sosyal hizmet; sosyal değişimi ve gelişimi, sosyal bütünleşmeyi, insanların güçlendirilmesini ve özgürleşmelerini destekleyen uygulama temelli bir meslek ve akademik disiplindir. Sosyal hizmet, sosyal adalet, insan hakları, ortak sorumluluk ve farklılıklara saygı ilkelerini merkeze alır. Sosyal hizmet teorileri, beşeri bilimler, sosyal bilimler ve yerel bilgi ile desteklenen sosyal hizmet, yaşam zorluklarıyla mücadele etmek ve iyilik halini geliştirmek için insanlarla ve yapılarla çalışır. Sosyal hizmetin bu tanımı ulusal ve/veya bölgesel düzeylerde geliştirilebilir.”

Temel Amaçlar

Sosyal hizmet mesleğinin temel amaçları, sosyal değişimi ve gelişimi, sosyal bütünleşmeyi, insanların güçlendirilmelerini ve özgürleşmelerini sağlamayı içermektedir. 
Sosyal hizmet; birbirine bağlı olan tarihsel, sosyo-ekonomik, kültürel, bölgesel, politik ve bireysel faktörlerin insanlığın iyiliği ve gelişiminin önünde fırsatlar ya da engeller yarattığını kabul eden, uygulama temelli bir meslek ve akademik disiplindir. Yapısal engeller; eşitsizliklerin, ayrımcılığın, sömürünün ve baskının sürdürülmesinde pay sahibidir. Irk, sınıf, dil, din, toplumsal cinsiyet, engellilik, kültür ve cinsel yönelim gibi kriterler üzerinden ortaya çıkan baskıların ya da ayrıcalıkların yapısal kaynaklarının neler olduğunu keşfetmede eleştirel anlayış geliştirmek ve yapısal ve bireysel engelleri işaret etmede eyleme dönük stratejiler ortaya koymak; insanların özgürleştirilmesi ve güçlendirilmelerinin amaç edinildiği özgürleştirici uygulamanın (emancipatory practice) merkezindedir. Sosyal hizmet, dezavantajlı bireylerle dayanışma içinde olarak, yoksulluğu hafifletmek, baskı altında olan ve incinebilir grupları özgürleştirmek, sosyal içerme ve sosyal bütünleşmeyi sağlamak için mücadele etmektedir. 
Sosyal değişim (social change) amacı, sosyal hizmet uygulamasının güncel bir durumun (birey, aile, küçük grup, topluluk ya da toplum düzeyinde) değişme ve gelişme ihtiyacı içinde olduğundan hareketle gerçekleştirildiği varsayımına dayanmaktadır. Sosyal değişim amacı; baskı, sosyal dışlanma ve ötekileştirmeye neden olan yapısal koşullara karşı çıkma ve  onları değiştirme ihtiyacından doğmuştur. Sosyal değişim inisiyatifi; ekonomik, çevresel ve sosyal adaletin ve insan haklarının geliştirilmesinde insan unsurunun önemini göz ardı etmemektedir. Sosyal hizmet mesleği eşit bir şekilde, toplumsal istikrarın sağlanmasına da adanmıştır. Öyle ki, toplumsal istikrarın özel bir grubu ya da kişileri ötekileştirmediğini, dışlamadığını ve onlara baskı uygulamadığını da garanti altına alır.

Sosyal gelişme (social development); müdahale stratejileri, istenen hedefler ve politika çerçevelerini ifade etmek üzere kavramsallaştırılmıştır. Sosyal gelişme; mikro-makro ayrımını aşan ve sürdürülebilir gelişme için çoklu sistemleri bir araya getiren, meslekler ve sektörler arası işbirliğini sağlayan bütüncül biyopsikososyal ve spritüel değerlendirmelere ve müdahalelere dayanmaktadır. Sosyal gelişme, sosyal-yapısal ve ekonomik gelişmeye öncelik vermektedir ve ekonomik büyümenin sosyal gelişmenin ön koşulu olduğuna ilişkin geleneksel görüşü onaylamamaktadır.

İlkeler

Sosyal hizmetin en kapsayıcı ilkeleri insan onuru ve haysiyetine saygı, zarar vermeme, farklılıklara saygı, insan haklarını koruma ve sosyal adalettir.  
İnsan haklarını ve sosyal adaleti savunmak sosyal hizmetin ana motivasyonu ve meşruiyetidir. Sosyal hizmet mesleği, insan haklarının ortak sorumluluk (collective responsibility) ile bir arada var olmak zorunda olduğunu kabul etmektedir. Ortak sorumluluk fikri, bireysel insan haklarının ancak ve ancak insanların günlük işlerinde birbirlerine ve çevreye karşı sorumluluk aldığı ve topluluk içerisinde karşılıklı ilişkiler geliştirebildiği oranda gerçekleşebileceği gerçeğinin altını çizmektedir. Bu nedenle sosyal hizmetin temel amacı, insan haklarını her düzeyde savunmak ve insanların birbirlerinin iyiliği için sorumluluk alacakları ve aynı zamanda insanlar ve çevre arasındaki karşılıklı bağımlılığı fark edecekleri ve saygı duyacakları ortamları yaratmaktır. 
Sosyal hizmet birinci, ikinci ve üçüncü kuşak hakları sahiplenmektedir. Birinci kuşak haklar; inanç ve ifade özgürlüğü ile işkence ve keyfi tutuklamadan korunma gibi bireysel ve politik haklara işaret etmektedir. İkinci kuşak haklar barınma, sağlık ve eğitime erişim hakları, azınlıkların dil haklarını içeren sosyo-ekonomik ve kültürel haklardır. Üçüncü kuşak haklar ise nesiller arası eşitliği ve biyolojik çeşitliliği içeren doğal yaşama ilişkin haklara odaklanmaktadır. Bütün bu haklar karşılıklı olarak birbirine bağlıdır ve birbirini güçlendirmektedir. Ayrıca hem bireysel hem de kolektif hakları düzenlemektedir. 
Örneğin kültür adı altında bazı hakların (kadınların ve eşcinsellerin hakları gibi) ihlal edildiği durumlarda, “zarar vermeme” ve “farklılıklara saygı” ilkeleri birbiriyle çelişebilir. Sosyal Hizmet Eğitimi ve Öğretimi için Küresel Standartlar, böyle karmaşık durumlarla mücadele etmek üzere, sosyal hizmet uzmanlarının eğitiminde temel insan haklarına odaklanan bir yaklaşımı desteklemektedir. 

Bu yaklaşım; kültürel kod, inanç ve değerlerin temel insan haklarını ihlal ettiği durumlarda onlara karşı koymayı ve onları değiştirmeyi kolaylaştırabilir. Kültür toplumsal olarak yapılandırıldığı ve dinamik olduğu için yeniden yapılandırılmaya ve değişmeye tabidir. Kültürel değerleri, inançları ve gelenekleri anlama, onlara karşı duyarlı olma ve grup üyeleri arasında insan hakları konusunda eleştirel ve düşünümsel diyalog geliştirme yolu ile bu tarz yapıcı meydan okumalar, yeniden yapılandırmalar ve değişim mümkün kılınabilir.

Bilgi

Sosyal hizmet hem disiplinler arası hem de disiplinler üstüdür ve çok geniş bir teori ve araştırma dizisinden yararlanmaktadır. “Bilim” en çok kullanılan anlamıyla “bilgi” bağlamında ele alınmaktadır. Sosyal hizmet kendi teori ve araştırma bilgisinin yanında, toplum gelişimi, sosyal pedagoji, idarecilik, antropoloji, ekoloji, ekonomi, eğitim, yönetim, bakım, psikiyatri, psikoloji, halk sağlığı ve sosyolojiyi de içeren ancak bunlarla sınırlı olmayan diğer beşeri bilimlerden de faydalanmaktadır. Sosyal hizmet teori ve bilgisinin biricikliği uygulamalı ve özgürleştirici olmasıdır. Sosyal hizmet teori ve araştırmasının büyük bir bölümü hizmet alanlar ile yürütülen interaktif ve söyleşimsel süreçte yeniden yapılandırılmaktadır. Bu nedenle sosyal hizmet teori ve uygulaması, çeşitli uygulama çevrelerinden de bilgi üretmektedir. 
Yukarıda verilen tanım, sosyal hizmetin yalnızca bazı spesifik uygulama çevreleri ile Batılı teorilerden değil, aynı zamanda yerel bilgiden (indigenous knowledge) de faydalandığını kabul etmektedir. Sömürgeciliğin bir mirası olarak Batı teorileri ve bilgisi oldukça değerli görülürken, yerel bilgiler Batı teorileri ve bilgisinin egemenliği altında tutulmuş, dikkate alınmamış ve değersizleştirilmiştir. Bu tanım, yerel bilginin önemini ve yereldeki insanların bilime olan katkılarını önemli görerek bu süreci ters yüz etme arayışındadır. Sosyal hizmet dünyanın çeşitli yerlerindeki insanların yerel bilgilerinden de beslenerek, bilimsel çerçevedeki tarihsel Batı hegemonyasının yaratmış olduğu tahribatı onarma çabasındadır. Bu açıdan sosyal hizmet bilgisi yerelden gelen deneyimlerle yeniden yaratılacak ve hem yerel hem de küresel olarak uygun bir biçimde uygulamaya aktarılacaktır. Birleşmiş Milletler’in çalışmasına dayanarak IFSW yerli insanları aşağıdaki biçimde tanımlamaktadır:

  • Coğrafi olarak belirgin ve atadan kalma bir toprakta yaşarlar.
  • Kendi topraklarında belirgin sosyal, ekonomik ve politik kurumları devam ettirme çabasındadırlar.
  • Ulusal topluluk içinde asimile olmaktansa kültürel, coğrafi ve kurumsal olarak bağımsız kalmaya isteklidirler.
  • Kendilerini yerli ya da kabile olarak tanımlarlar.

Uygulama

Sosyal hizmetin amacı ve meşruiyeti, insanların çevreleri ile etkileşime girdiği noktaya yaptığı müdahalede yatmaktadır. Bu çevre, insanların içinde oldukları çoklu sosyal sistemleri ve insanların hayatlarında önemli bir etkisi olan doğal ve coğrafi çevreyi kapsamaktadır. Sosyal hizmette önemli görülen katılımcı metodoloji, “iyilik halini geliştirmek ve yaşam zorluklarıyla mücadele etmek için yapılarla ve insanlarla çalışılır” şeklinde ifade bulur. Sosyal hizmet mümkün olduğunca insanlar için değil, insanlarla birlikte çalışmayı desteklemektedir. Sosyal gelişme paradigmasıyla örtüşen bir biçimde, sosyal hizmet uzmanı, farklı sistemler düzeyinde, bu sistemlerde değişim yaratmak ya da bu sistemlerin istikrarını sağlamak üzere, çeşitli aktiviteleri, prensipleri, stratejileri, teknikleri ve becerileri kullanmaktadır. Sosyal hizmet uygulaması çeşitli terapi ve danışmanlık biçimleri, grup çalışması, toplulukla çalışma, politika analizi, savunuculuk ve politik müdahaleler olmak üzere bir dizi aktiviteyi kapsamaktadır. Özgürleştirici perspektiften bakıldığında bu tanım, eşitsizliğin yapısal nedenlerine ve baskıcı güç dinamiklerine karşı çıkmalarında insanların yaratıcı potansiyellerini, özgüvenlerini ve umutlarını arttırmayı amaç edinen sosyal hizmet stratejilerini desteklemektedir. Bu nedenle bu tanım, müdahalenin kişisel-politik boyutu ile makro-mikro ayrımını bir bütün içine dahil etmektedir. Sosyal hizmetin bütüncül odağı evrenseldir. Ancak sosyal hizmet uygulamasının öncelikleri tarihsel, kültürel, politik ve sosyo-ekonomik koşullara dayanarak ülkeden ülkeye çeşitlenebilir.

Bu tanımda ifade edilen ilkelerin ve değerlerin fark edilmesi, zenginleştirilmesi ve savunulması bütün sosyal hizmet uzmanlarının görevidir. Bir sosyal hizmet tanımı ancak sosyal hizmet uzmanları, onun ilke ve değerlerine kendine adadığı zaman anlamlı olabilir.

Misyon

Misyonumuz çağdaş eğitim yöntem ve teknikleriyle değişen toplum yapısına ayak uydurabilecek ve ortaya çıkan toplumsal sorunlara karşı savunmasız nüfus gruplarına yönelik çözüm önerileri ve etkili müdahaleler gerçekleştirebilecek nitelikli sosyal hizmet uzmanları yetiştirmektir.

Vizyon

Vizyonumuz, çağdaş sosyal hizmet eğitimi çerçevesinde evrensel standartları gözeterek, değişen toplumsal yapı içinde dezavantajlı nüfus gruplarına yönelik etkili müdahaleler gerçekleştirebilecek düzeyde meslek elemanları yetiştirebilmeye yönelik, ulusal ve uluslararası düzeyde kişi, kurum ve kuruluşlarla işbirlikçi bir tutum ile, evrensel düzeyde eğitim-öğretim vererek, araştırma ve bilimsel yayınlar yapan aktif bir bilim kurumu olmaktır.

Temel Değerlerimiz

Sosyal adalet

İnsan haklarına duyarlılık

Katılımcılık

Yaratıcılık

Yenilikçilik

İşbirliğine açık olmak

Eşitlik

Ayrımcı Olmamak

Üretkenlik

Hoşgörü

Güvenilirlik

Liyakat

İdealizm

 

 

 

TR